Fener Bahçe Fan Club
Üye değilseniz, kayıt olunuz!. Üyeyseniz giriş yapınız!
Fener Bahçe Fan Club
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Fener Bahçe Fan Club

Tüm Fenerbahçelilere Burada Bekliyoruz !! Durma üye ol !!
 
AnasayfaKapıAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» [Biyoloji] Bal Nedir?
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:15 am tarafından SpR

» Tanışma Mekani
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:08 am tarafından qFb

» Ruh Haliniz?
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:08 am tarafından qFb

» Gönülden Fener'e Bağlıyız !
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:04 am tarafından CiqDem_Fb

» Fenerbahce
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:04 am tarafından CiqDem_Fb

» 1907
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:04 am tarafından CiqDem_Fb

» Kemal Sunal Askerde (Borazan)
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:03 am tarafından CiqDem_Fb

» Kutsi - İlan-ı Aşk
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:00 am tarafından CiqDem_Fb

» Son harfiyle isim
[Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 9:59 am tarafından CiqDem_Fb

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum

 

 [Biyoloji] Bal Nedir?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
qFb
Moderatör

Moderatör
qFb

Mesaj Sayısı : 3
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/08/10

[Biyoloji] Bal Nedir? Empty
MesajKonu: [Biyoloji] Bal Nedir?   [Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:13 am

Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı bal tebliğinde ''bal, arıların çiçek
nektarlarını bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların
salgılarını topladıktan sonra kendine özgü maddeler karıştırarak değişikliğe
uğratıp bal peteklerine depoladıkları tatlı madde'' olarak tanımlanmıştır.
Tanımından da anlaşılacağı gibi bal saf ve doğal olmalıdır.

Balın
kimyasal yapısı Genel olarak balın yaklaşık % 80'i değişik şekerlerden, % 17'si
sudan meydana gelir. Geri kalan % 3'lük kısım başta enzimler olmak üzere diğer
değerli maddelerden oluşur. Balda; demir, bakır, potasyum, kalsiyum, magnezyum,
fosfor, silisyum, aliminyum, krom, nikel ve kobalt gibi değerli mineraller
vardır. Salgı balları mineral maddelerce daha zengindir. Bu özelliğinden dolayı
tedavi amaçlı olarak ta kullanılırlar ve kristalize olmadıkları için tercih
edilirler.Balın yapısındaki enzimlerin bir kısmı bitkilerden bir kısmı da arının
salgı bezlerinden gelir. Enzimler balın en değerli maddeleridir. Doğal ve
ısıtılmamış ballarda enzim miktarı yüksek olup bu ballar kaliteli ve çok
değerlidir. Bal ısıtıldığı oranda enzim değerinde kayıplar olur.


BALIN FİZYOLOJİK ETKİLERİ

Bal insanoğlunun tükettiği en
eski gıdaların başında gelmektedir.Bal binlerce yıldan beri hem enerji sağlayan
değerli bir besin maddesi olarak, hem de yara ve yanıkların tedavisinde ve bir
çok hastalıklarda ilaç niyetine kullanılmaktadır. Balın şifa verici özellikleri
başta Kur'an olmak üzere birçok kutsal kitapta da belirtilmektedir.


Balın fizyolojik özellikleri ve kullanımı konusunda yüzlerce literatür
bulunmaktadır.

BAL bir doğal enerji kaynağıdır. Bu nedenle bebekler,
yaşlılar, sporcular, hasta ve düşkünlerle birlikte normal sağlıklı insanlar
tarafından da severek ve bilinçli olarak tüketilmektedir.
BAL yeni doğan
bebeklerde sütten yararlanmayı ve kemiklerde Kalsiyum fiksasyonunu
artırmaktadır. Sadece süt ile beslenen bebeklerde oluşan kansızlığı (anemi) ve
anorexia yı önlemektedir.
BAL iştah artırmakta, enerji ve direnç
kazandırmaktadır.

BALIN SİNDİRİM SİSTEMİNEETKİLERİ

Bal
besinlerin daha hızlı sindirilmesine neden olmakta, sindirim sistemi
enfeksiyonlarında, kabızlığın giderilmesinde oniki parmak bağırsağı
ülserlerinde, ve karaciğer rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılmaktadır.


BALIN SOLUNUM SİSTEMİNE ETKİLERİ

Bal karasal iklime sahip ve gün
içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı,
ağız, boğaz, ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir
ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı
sıra baldaki fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve gevşetici özelliğinden
kaynaklanmaktadır.

BALIN YARA VE YANIKLARDA KULLANIMI

Bal
günümüzde modern tıpta besleyici ve nemlendirici özelliği nedeniyle birçok
kozmetik kremlerinde, açık yaralarda, yatak yaralarında, ülserlerde, ve
yanıklarda doğrudan sürülen ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bal
enfeksiyonları önlemekte, doku oluşmasını hızlandırmakta ve yara ve yanık
izlerini azaltmaktadır (Hutton 1966; Manjo, 1975; Armon, 1980 and Dumronglert,
1983). Eşit miktardaki Bal, çavdar unu ve zeytin yağı karışımı ile hazırlanan
kremin günde 3 kez kullanımı ile inek ve atlarda görülen ve kangrene dönüşen
yaraları dahi tedavi ettiği bildirilmektedir (Lu~hrs, 1935; Lu cke 1935)


BALIN GÖZ HASTALIKLARINDA KULLANIMI

Balın bazı ülkelerde
doktorlar tarafından katarakt ve kojuktivit ile bazı kornea rahatsızlıklarında
başarı ile kullanıldığı bildirilmektedir (Mikhailov, 1950). Ayrıca kornea
ülserinin de saf bal ile veya vazelin yerine bal ile hazırlanan % 3 lük
sulphidine pomadı ile başarılı bir şekilde tedavi edildiği bildirilmektedir.


ŞEKER HASTALIĞI VE BAL

Zaman zaman hakiki (!) balın şeker
hastalığına iyi geldiği şeklinde yazılar çıkmakta veya söylentiler
duyulmaktadır. Bunun bilimsel bir dayanağı yoktur ve yanlıştır. Bal da kan
şekerini yükseltir ve fazla alındığında şeker hastalarını komaya sokabilir.
Ancak eşit miktarda alınan bal, kan şekerini çay şekerine oranla daha az
yükseltmektedir. Bu nedenle şeker yerine az miktarda bal kullanılabilir.


BALIN ANTİMİKROBİYEL AKTİVİTESİ

Balda mikrop üreyemez çünkü;


Şeker konsantrasyonu çok fazladır.
Balın pH sı 3.5-4.0 civarındadır.

Baldaki enzimler inhibin (H2O2) oluşmasına neden olur.
Not: Isıtılmış
ballarda antimikrobiyel aktivite görülmez veya yok denecek kadar azdır.


BALIN KULLANIM ALANLARI

Sofralık olarak kullanımı (Petekli,
süzme, krem bal, meyveli bal, aromalı bal, kuruyemişli bal, polenli bal, arı
sütlü, propolisli bal vb.)
Gıda sanayiinde besin elementi veya tatlandırıcı
olarak kullanılmaktadır.
Pasta ve fırıncılıkta tatlandırıcı ve bayatlamayı
önleyici olarak kullanılmaktadır.
Şeker, şekerleme, helva reçel ve marmelat
sanayii.
Süt, yoğurt, dondurma sanayiinde.
Alkollü ve alkolsüz içki
sanayiinde.
İlaç sanayiinde (Öksürük şurubu vb)

BAL VE APİTERAPİ :


Balın besin içeriğinin insan sağlığına etkisinin yanısıra olağanüstü bir
özelliği de vardır ki, bu özellik antimikrobiyal aktivitesidir. Balın bu
özelliği nedeniyle Hipokrat zamanından beri hastalıklarda tedavi edici bir araç
olarak kullanıldığı bilinmektedir. Eski Mısırlıların; cerrahi pansumanda, göz
iltihaplarının tedavisinde, Çinlilerin ve Hintlilerin de; çiçek hastalığının
yayılmasını önlemede hasta vücudunu bal ile kapladıkları bilinmektedir.


Orta çağda, yara ve yanıkların bal ile tedavi edilmesi, kulak
iltihabında; kulağa balın akıtılması, difteri vakalarında; çocukların ağız ve
boğazlarına içten balın sürülmesi ilginçtir. Bazı Nijerya yerlileri balı halen
öksürük kesici olarak kullanmaktadırlar.

İnsan vücuduna etki eden çoğu
mikroorganizma balda yaşamını sürdürememektedir. Bal, temas ettiği
mikroorganizmaları öldürdüğü gibi içerisinde de barındırmamaktadır. Öyle ki
Mısır piramitlerinde bulunan ve Postum'da M.Ö. 6. asra ait çömlekler, içindeki
balların biraz katılaşmakla beraber vasıflarını hiç kaybetmemesi, balda
mikroorganizmaların yaşayamadığını tarihi bir gerçek olarak göstermektedir.


Tıbbi literatürde, İngiliz ve Amerikan hastanelerinde birinci sınıf
mikrop öldürücü olarak bal kullanıldığını, Almanya'da yara ve soğuk
algınlıklarından kaynaklanan hastalıklarda, baldan bu yönü ile istifade
edildiğini görmekteyiz. Alman Dr. Zaiss'in mikrop öldürücü olarak balı
tentürdiyot 'a tercih ettiğini belirtmesi de ilginçtir.

Balın yaraların
ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlamak için kullanımı 1981yılında Dünya Sağlık
Formu tarafından da önerilmiş olup, Pharmaceutical Journal'da (Eczacılık Dergisi
1982) apse, çıban, göz yangıları, ishal, üriner sistem enfeksiyonları, dizanteri
etkeni, deri ve ağız içi enfeksiyonlarına antimikrobiyal etkisinin olduğu rapor
edilmiştir.

1992' de yayımlanan Bee World dergisinde, balın
antimikrobiyal aktivitesi ile ilgili orijinal makalede Kur'an-ı Kerim'de ki konu
ile ilgili ayetler verilmiş ve bu doğa üstü gıdanın insanlar için şifa kaynağı
olduğu açıklanmıştır.

Balların antimikrobiyal aktivitesi için farklı
mekanizmalar ileri sürülmüştür. İleri sürülen mekanizmalardan biri, balın sahip
olduğu yüksek şeker konsantrasyonudur. Bir diğer sebebi de balda enzimsel olarak
üretilen H2O2'dir. Üçüncü olarak da balın düşük pH'sıdır (ort. 3.2-4.5).


Balın çeşitli hastalıklara karşı tedavi edici özelliğini incelemek
amacıyla birçok araştırma yapılmıştır. Bu konuyla ilgili ilgi çekici
çalışmalardan birisi 1991'de King Suud Üniversitesi tarafından yapılanıdır.
Yapılan bu çalışmanın sonunda gastrit ve oniki parmak bağırsağı ülserine sahip
hastalara, alternatif bir tedavi olarak balın tek başına veya antimikrobiyal bir
ajanla uygun bir bileşiminin kullanılması önerilmiştir.

Farklı bal
tiplerinin antimikrobiyal etkileri arasında büyük değişiklikler vardır. Floral
kaynakları farklı olan ballarda görülen varyasyon asitlik, ozmolarite, H2O2 ve
diğer komponentlerin farklılığı nedeniyle olmaktadır. Lavanta, karahindiba,
balçiği, ve kolza balları yüksek antimikrobiyal aktiviteye sahipken orman gülü,
okaliptus ve portakal nispeten düşük aktivite göstermektedir.

Balın
antimikrobiyal etkisini destekleyen bir başka bildiriş te , eşit miktarda bal,
çavdar unu ve zeytin yağı karışımı ile hazırlanan kremin günde üç kez kullanımı
ile inek ve atlarda görülen ve kangrene dönüşen yaraları dahi tedavi ettiği
sonucuna varan Lucke'nin bildirişidir( Lucke, 1935).
Bal, karaciğer
rahatsızlıklarında da başarı ile kullanılmaktadır. Bu başarıda balın
antimikrobiyal etkisinin yanında, fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve
gevşetici özelliği de önemli sayılabilir.

Balın çeşitli araştırmalar
sonucunda, doku oluşmasını hızlandırdığı, yara ve yanık izlerini azalttığı
(Arman, 1980; Dumronglert, 1983), bazı ülkelerde doktorlar tarafından katarakt
ve kojuktivit ile bazı kornea rahatsızlıklarında başarı ile kullanıldığı
bildirilmektedir (Mikhailov, 1950). Ayrıca kornea ülserinin de saf bal ile veya
vazelin yerine bal ile hazırlanan % 3 lük sulphidine pomadı ile başarılı bir
şekilde tedavi edildiği görülmüştür.


En son SpR tarafından Çarş. Ağus. 25, 2010 10:15 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi (Sebep : .)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
CiqDem_Fb
Moderatör

Moderatör
CiqDem_Fb

Mesaj Sayısı : 16
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 04/04/10

[Biyoloji] Bal Nedir? Empty
MesajKonu: Geri: [Biyoloji] Bal Nedir?   [Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:14 am

yararlı paylaşım için teşekkürler. Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
SpR
Co-Admin

Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 113
Reputation : 100
Kayıt tarihi : 22/03/10
Yaş : 31

[Biyoloji] Bal Nedir? Empty
MesajKonu: Geri: [Biyoloji] Bal Nedir?   [Biyoloji] Bal Nedir? Icon_minitimeÇarş. Ağus. 25, 2010 10:15 am

CiqDem_Fb demiş ki:
yararlı paylaşım için teşekkürler. Smile
Katılıyorum. Wink Teşekkürler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
[Biyoloji] Bal Nedir?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fener Bahçe Fan Club :: Dersleriniz :: Fen ve Teknoloji & Kimya & Fizik & Biyoloji-
Buraya geçin: